Besin Allerjisini bulguları Nelerdir?

BESİN  ALERJİLERİ  VE  BESİN  İNTOLERANSI

BESİN ALERJİLERİNDE GÖRÜLEBİLECEK BULGULAR NELERDİR?:alerji1

1-Deri bulguları: Akut ürtiker, kronik ürtiker, anjiödem (bölgesel cilt altı ödemi) görülebilir. Atopik dermatit patogenezinde besin alerjileri önemli yere sahiptir.

2-Solunum sistemine ait bulgular: Hapşırma, burun akıntısı (rinore), nazal konjesyon (burunda tıkanma ve akıntı), göz yaşarması ve kaşıntısı, inatçı öksürük, laringospazm (gırtlak kasının kasılması ve buna bağlı olarak soluk almada güçlük), bronkospazm (hava yollarının kasılarak daralması ve sesli ve zor solunuma yol açması) gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

3-Gastrointestinal sisteme ait bulgular: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, karında şişkinlik, aşırı gaz görülebilir. Ağız, dil, dudak, damak, boğazda kaşıntı, yanma, ödem (şişlik) oluşabilir. Bazı insanlarda alerjik gıdaların yenmesinden hemen sonra dudak, dil ve damakta bu belirtiler ortaya çıkabilir ve bu durum ‘oral alerji sendromu’ olarak adlandırılır. Bu sendrom mevsimsel alerjik rinitli hastaların önemli bir kısmında (%50) görülür. Sorumlu proteinler patlıcan vb. bazı sebzelerin kabuklarında daha yoğun bulunurlar. Bu sebzelerin kabuklarının soyularak ve pişirilerek tüketilmeleri belirtileri önler.

Enterokolit (barsak iltihabı), malabsorbsiyon sendromları (barsaklarda emilim bozukluğu), çölyak hastalığı (Bkz. Gluten enteropatisi) ve alerjik eozinofilik gastroenterit IgE ’ye bağlı olmayan immün mekanizmalarla oluşan besinsel aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. Alerjik eozinofilik gastroenterit tablosuna en sık neden olan besinler süt, soya, yumurta ve buğdaydır.

4-Anafilâksi (sistemik alerjik yanıt): Günümüzde besin alerjisi ağır sistemik reaksiyonların (anafilâksi, ölümcül alerjik reaksiyon) birinci ne­denidir. Besinler, arı sokması ve ilaç alerjileri­ne bağlı anafilâksiden iki kat daha sık anafilaksiye sebep olmaktadırlar. En sık balık, fıstık ve kabuklu deniz hayvanları anafilâksiye neden olur. Sistemik bir reaksiyondur. Özellikle astımı olanlarda ölümcül seyredebilir. Belirtiler, besini yedikten (hat­ta bazen pişirme sırasında çıkan buharını soluduk­tan) hemen sonra dakikalar için­de başlar. Belirtileri ağızda karıncalanma, kaşıntı, vücutta yaygın ürtiker (kırmızı-pembe renkte ödem plakları), karın ağrısı, bulantı, kus­ma, boğazda tıkanma hissi, solu­num güçlüğü, hırıltılı solunum, ses kısıklığı ve hipotansi­yon ve bayılmadır.

Ço­cuklarda inek sütü, yumurta, fındık, yer fıstığı, soya ve buğday, erişkinlerde yer fıstığı, ceviz, fındık, balık ve kabuklu deniz ürünleri besin alerji reaksiyonlarının  %90′ından sorumludur. Geri kalan %10′unu tohumlar (susam, keten to­humu), baklagiller, kivi, kereviz, hardal gi­bi çok çeşitli besinler oluşturur. Meyve ve sebzelere alerji sık görülür, fakat reaksiyon­lar ağır değildir. Besin alerjisi olan bir ço­cukta ergenlikten önce solunum yoluyla alınan ev tozu akarı ve polen gibi alerjenlerle karşılaşma sonrasında alerjik rinit ve astım gelişme riski %80′in üzerindedir. Üç yaşından son­ra süt, 10 yaşından sonra da yumurta alerjisi olan çocukların %80′i inde bu durum ortadan kaybolur. Bununla birlikte, çocukluğun erken dönemlerinde fıstık alerjisi olanların büyük çoğunluğunda (>%80) yaşam boyu fıstık alerjisi devam et­mektedir. Besin alerjisinin oluşumunda ka­lıtımın rolü büyüktür.

besin3

besinlerİNSANLARDA SIKLIKLA ALERJİYE NEDEN OLAN BESİNLER:

İnek sütü: İnek sütüne karşı alerji çocukların % 3 ünde görülmektedir. İnek sütünün içerdiği proteinlerden özellikle alfa laktoglobulin, kazein, sığır gamma globülini, sığır albümini ve beta laktoglobulin alerjik niteliktedir. Diyetinden inek sütü çıkarılsa da tereyağı, tereyağı aromalı diğer yağlar, margarin, peynir çeşitleri, yoğurt, krema, muhallebi ve benzeri besinler de tüketilmemelidir.

Yumurta: Sıklıkla tüketildiği hem de birçok yiyeceğin içinde bulunduğu için yaygın bir besin alerjenidir. Yumurta beyazına karşı alerji sarısına oranla daha fazla görülmektedir.Yumurta alerjisi özellikle bebeklikte ve erken çocukluk döneminde yaygın olarak görülmektedir. Yıllar geçtikçe etkisi azalmakta ve yetişkinlik döneminde ise tamamen kaybolmaktadır. Yumurta alerjisinde egzama veya kaşıntı, deri ve göz lezyonları görülme sıklığı diğer besin alerjenlerine kıyasla daha fazladır. Yumurta alerjisi, yumurtanın kendisinin veya yumurta içeren yiyeceklerin alınmasından sonra, dakikalar veya saatler içinde ortaya çıkan, deride yaygın kızarıklık, hırıltılı solunum, kusma ve ishal ile kendini belli eder.Yumurta akının bir yaşından önce verilmemesi, başlandığında ise yavaş yavaş arttırılması gereklidir. Alerji belirtileri ortaya çıktığında yumurtaya en az altı ay ara verilmelidir. Yumurta alerjisi olan bireyler yumurtayı ve yumurtalı besinleri diyetlerinden çıkarmalıdır.

Balık ve kabuklu deniz ürünleri: Güçlü alerjenlerdir. Alerjik reaksiyonlar balığın ağza alınmasından birkaç dakika sonra görülebilir. Aşırı duyarlı bireylerde pişmiş ya da çiğ balığın kokusunu duyma, hatta bazen balığa sadece dokunma ile birlikte bile semptomlar ortaya çıkabilir. Alerjiye sebebiyet veren balık ve deniz ürünü yendikten sonra deride ve gözlerde kızarma ve kaşıntı, deri döküntüleri, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı, bronşial astım benzeri bir tablo, burun akıntısı ve tıkanmasıi veya genel bir reaksiyon olarak anaflaksi gözlenebilir. Çocuklarda çoğu zaman astım veya egzamaya benzer bulgular oluşur. Sıklıkla alerjik reaksiyona neden olan balık ve deniz ürünlerinden bazıları şunlardır: Uskumru, ton balığı, ıstakoz, morina balığı, sardalya, kerevit, karides, yengeç, salyangoz, midye, istiridye, kalamar.

Kabuklu ve yağlı kuruyemişler (fındık, yer fıstığı vb.) : Sık görülen klinik belirtiler astım, dudaklarda ve yanak mukozasında kabarma, yutakta görülen ödem, ürtiker ve egzamadır. Bu gruptaki alerjik besinler yerfıstığı, badem, Hindistan cevizi, kestane, ceviz, şamfıstığı, fındıktır. Genelde etkilerini yendikleri zaman göstermelerine rağmen; badem, kestane, fındık ve yerfıstığı yağları solum yoluyla alerjik reaksiyon oluşturabilir. Yer fıstığı alerjisi yaşamın erken dönemlerinde kendini gösterir ve çoğu bireyde yaşam boyu sürer. Bununla birlikte, çocuklardaki fıstık alerjisi zamanla düzelebilir ve erişkin yaşta kaybolabilir.

Tahıllar: Bu gruptaki diğer besinlere kıyasla buğday ve mısır daha sıklıkla görülen alerjen tipleridir. Mısır buğdaya kıyasla daha az alerjik özelliğe sahiptir ve bu nedenle buğdaya göre daha fazla tercih edilir. Buğday her diyette önemli bir yere sahip olduğundan dolayı, diyetten çıkarılması oldukça zordur. Buğday alerjisi olanların kepek, bulgur, kuskus, kraker, nişasta, durum buğdayı ve durum unu, gluten, makarna ve erişteyi diyetlerinden çıkarmaları gerekir.

Etler: Tavuk ve sığır etine karşı besin alerjisi de genelde bebeklik çağında görülür. Kuzu eti daha az alerjendir. Yakın antijenik ilişkilerden dolayı grup reaksiyonları görülebilir. Süte duyarlı hastalar, sığır etine alerjik reaksiyon gösterebildikleri gibi; yine aynı şekilde yumurta alerjisi olan bireylerde tavuk etine karşı aşırı duyarlılık gözlenebilir.

Meyveler, sebzeler: Sıklıkla alerjik reaksiyonlara neden olurlar. Özellikle çocuklarda elma, armut, çilek, kavun, karpuz, kiraz, vişne, kayısı, şeftali, kivi alerjiye neden olurlar. Portakal sık tüketimi nedeniyle çocukluk döneminde alerjik semptomlara neden olabilir. Belirtiler daha çok çiğ meyvelerin yenmesiyle ortaya çıkar. Meyvenin pişirilmiş halde tüketilmesiyle (konserve ve reçeller) alerji oluşma riski azalır. Çiğ meyvelerin daha sık tüketildiği yaz aylarında ürtikerin görülme sıklığının arttığını görülmüştür.

Meyvelerde olduğu gibi sebzelerde de grup reaksiyonları gözlemlenebilir. Çiğ sebzelere karşı alerji belirtileri gözlemlenirken, pişmiş şekillerine karşı herhangi bir reaksiyon oluşmayabilir. Patates veya havuç gibi sebzelerin kabuğuna karşı bir duyarlılık mevcutken, yenebilir kısımlarına karşı bir belirti gözlemlenemeyebilir.

Kuru baklagiller: Özellikle bezelye, fasulye veya yerfıstığı ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Baklagillerden olan soya fasulyesi özellikle çocuklarda alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Soya fasulyesi protein içeriği nedeniyle birçok ticari besinde kullanılmaktadır.

Baklagiller arasında çapraz duyarlılık söz konusu olabilir ancak bireylerin birden fazla baklagille duyarlı olması nadir görülür.

Baharatlar ve çeşni vericiler: Dereotu, anason, kimyon, zencefil, kereviz tohumu, tarçın, karanfil, kişniş, hindistancevizi, hardal, karabiber, kırmızıbiber, nane, haşhaş tohumu, adaçayı, kekik ve vanilya bu tip besin alerjilerine neden olabilen yiyeceklerdir. Baharat alerjileri çocuklarda nadiren görülür, çünkü çocuklar yetişkinlere nazaran daha az baharatlı besin tüketirler.

Hardal kuvvetli bir alerjendir, özellikle çocuklarda astım veya ürtikere neden olurlar. Karabiber, vanilya ve nane nadir olarak solunum sisteminde klinik belirtiler oluştururlar. Özellikle çeşitli yiyeceklerde kullanılan tarçın, nane ve hindistancevizi yağları deride ve vücudun diğer bölgelerinde geçici kızarıklık ve şişliklere neden olurlar.

Çikolata: Özellikle çocuklarda sık tüketiminden dolayı alerjik burun akıntısı, migren,deride kızarma ve kaşıntı ve sindirim sistemi bozuklukları görülebilir. Semptomlar kakao tüketilmesiyle de ortaya çıkabilir.

Bal: Bal nadiren alerjiye neden olur. 1 yaşınaaltındaki çocuklarda alerji riski nedeniyle bal tüketilmesi tavsiye edilmez. Bal zehirlenmesi alerjik bir reaksiyon olmayıp bazı balların içinde bulunan ve kalp ritmini yavaşlatan bir madde bulunmasına bağlıdır.

 

Yazının Tamamını Oku