Behçet hastalığı

Behçet hastalığı deri, mukoza, gastrointestinal, artiküler, vasküler, pulmoner, oküler, ürogenital ve nörolojik sistemlerin kronik, tekrarlayan vasküliti şeklinde seyreder. Aftöz stomatit, genital ülserler ve tekrarlayan üveit hastalığın klasik triadını oluşturur. Erkeklerde daha sık olmak üzere daha çok 25-35 yaş arasındaki erişkinlerde ve HLA-B1 doku gurubuna sahip olanlarda görülür. Japonya, kore, Ortadoğu ve doğu Akdenizde daha sık rastlanmaktadır. Hastalığın klinik ve laboratuar bulguları (paterji testi vb.) ile tanı koyulur. Hastaların yaklaşık %10 unda gastrointestinal tutulum sözkonusudur ve ‘entero-Behçet’ olarak adlandırılır. Behçet hastalığında ağız, özefagus, ince barsak ve kolonda ülserasyonlar ve darlıkların oluşumu en sık görülen lezyonlardır. Barsak ülserasyonları hastaların %1 inden azında görülür. Terminal ileumda ve kolonda oluşan ülserler Crohn hastalığını taklit edebilir. Kolon tutulumu olan hastaların %40-50 sinde perforasyon gelişebileceği bildirilmiştir. Pulmoner tutulumu nedeniyle pulmoner arter anevrizması olan hastalarda anevrizma kanamaları klinikte melena ile başvurabilir ve gastrointestinal kanama olarak değerlendirilebilir. Bu hastalarda üst gastrointestinal endoskopi pulmoner arter anevrizmalarından ciddi kanamalara ve ölüme sebep olabilir. Gastrointestinal lezyonlar genellikle hastalığın tedavisi ile düzelmeye meyillidir. Behçet hastalığının bugün için etkili bir medikal tedavisi olmamakla birlikte kortikosteroidler, cyclosporine, colchicine ve thalidomide tedavide kullanılmaktadır.